ATA GELİRSE...


BUGÜNLERDE FACEE TE DOLAŞAN BİR FOTO VAR "BUNU PAYLAŞIN ATATÜRK'Ü EN ÜST SIRAYA TAŞIYALIM. İLK SIRADA O OLSUN" GİBİ BİR LAF VAR. BU TÜR ANTİL KUNTİL İŞLERLE UĞRAŞANLARA BİR ÇİFT SÖZÜM VAR: 


Atatürk'ü birinci sıraya taşıyınca ne olacak rahmetli mezarından kalkıp gelecek mi... Tut ki geldi diyelim, sorunlarımızı çözecek mi...Diyelim ki çözdü devamını getirebilecek mi... Getirdi diyelim... başkanlık sistemi ve kürt sorununa çare bulacak mı... Diyelim ki buldu. Bu çare bu defa Diyarbakır’ın bombalanması şeklinde mi olacak... İstihdama yönelik çözüm bulabilecek mi. Diyelim ki buldu. Bulduğu çözüm makro ekonomik parametrelere uygun olacak mı. Diyelim ki oldu. Peki bu duruma AB ne diyecek... Suriye ile krizi çözebilecek mi. Diyelim ki çözdü. Bu sorunu Beşar'la mı çözecek yoksa babayı mı uyandıracak; Hafız'la mı çözecek... İsrail'le siyasi krizi aşacak mı. Yoksa 16 Mayıs'ta Mavi Marmara gemisine atlayıp, “İlk hedefiniz Akdeniz’dir” mi diyecek. Kemal beyle, Tayyip beyin kulağından tutup, “adam gibi siyaset yapın” mı diyecek yoksa, İsmet’le, Adnan’ı mı çağıracak. Tut ki çağırdı. Onlar gelirse, daha iyi mi olacak yoksa yine birbirlerine ateş mi kusacaklar. Tut ki daha iyi oldu. O zaman da neo-liberaller, ayağa kalkacak onu gericilikle suçlayacak.

Kurduğu partinin doktrinlerinin yerlerde süründüğünü gördüğü zaman ne yapacak. Bunların alameti farikası olan altı oku alıp, gelmiş-geçmiş genel başkanların bir yerlerine mi sokacak. Diyelim ki soktu. O genel başkanlar bunun acısını anlayacak mı, yoksa “deveye diken, insana s….” mantığıyla, atalarının elini mi öpecekler. Diyelim ki öptüler. Partiyi iktidara taşıyabilecekler mi…
Onu anıtkabre koyduktan sonra 74 yıldır “izindeyiz” diyen, memleketi emanet ettiği “ist”lerine, izin bitti diyebilecek mi. Diyelim ki dedi. Pekii ortada işbaşı yapacak kemal’ist’ bulabilecek mi. Diyelim ki buldu. İçlerinden kendini çok uluslu şirketlere satmamış veya iktidara yağdanlık olmamış bir tane çıkacak mı…

Yurt gezisine çıkacak mı. Diyelim ki çıktı. Vatandaşa takla attıracak mı… Medya ile arası nasıl olacak. Rakı sofrası kurup gazetecileri buyur edecek mi. Diyelim ki etti. Kafalar demlendikten sonra mı 4+4+4 eğitim sistemini anlatacak, yoksa “Siz kimsiniz ki, ben size bu sistemi anlatayım”mı diyecek…

S&P kredi notunu düşürünce, “ben seni tanımıyorum sende kimsin”mi diyecek, yoksa tüm dünyanın ‘Barak’ dediği adama, “Hüseyin, Hüseyin” deyip, S&P’yi şikayet mi edecek. BOP’da eşbaşkan olacak mı, yoksa “BOP’u kaptırmam”mı diyecek…

Bir yıl önce ‘kardeşim’ dediği adama, “sen gitmezsen, sonun kötü olur”mu diyecek. Diyelim ki dedi. Mollalar bu duruma sert çıkınca ne yapacak, “sizle muhatap olmam, Şahınız gelsin”mi diyecek yoksa, bükemediği bileği öpecek mi…

Globalleşmeyi anlayabilecek mi, yoksa bir kavun cinsi mi sanacak. Tut ki, anladı. Doğru mu anlayacak yanlış mı; çokuluslu sermayeye kamu kurumlarını satacak mı. “Paranın dini, milleti olmaz” diyecek mi. Sosyal medya ile arası nasıl olacak. Facebook’ta sayfa açacak mı, ‘ist’lerine tweet atacak mı…

Metroseksüel mi olacak yoksa taşfırın erkeği mi, her ikisinde de rakı içmeye devam mı edecek, yoksa viskiyi mi tercih edecek. Rakıyla mesela hala leblebi yiyecek mi. Tut ki yedi. Yediği leblebiler organik olacak mı…

Tüm bunların altından kalkacak mı, yoksa “Devrim yapmak daha kolaydı, ne haliniz varsa görün” deyip 906 rakımlı tepenin yolunu mu tutacak.

Popüler Yayınlar